BİZE ULAŞIN

İdeal Kiloya Ulaşmanin 24 Kolay Yolu

Kendinize gerçekçi bir diyet amacı belirleyin… Birçok pazarlama reklâmında yer aldığı gibi “1 günde 6 kilo vermek”, “2 günde 4 kilo vermek” gibi ulaşıldığında sağlık sorunlarına yol açan diyet hedefleri yerine “SAĞLIKLI” ve “GERÇEKÇİ” bir diyet hedefiniz olsun… Diyet hedefiniz bilimselliğe ne kadar yakın olursa, kilo verme kadar kilo korumadaki başarınızda bir o kadar artacaktır. Siz en iyisi 1 ayda 4 ila 6 kilo ya da haftada 1 ila 1,5 kilo kaybetmeyi hedefleyin…

Kendinizi teşvik edin… Eski araştırmalar, bir alışkanlığın yerleşmesinin 21 gün sürdüğünü belirlemişlerdi. Fakat son yapılan araştırmalar, bir alışkanlığın yerleştirilmesinde ilk beş günün alışkanlıkları değiştirmede temel oluşturduğunu gösterdi… Yani diyetinizi uygulamada en çok ilk beş gün zorluk çekeceksiniz… Bir iki ay sonra ulaşacağınız sağlık ve güzel görüntü için beş gün kendinizi zorlamaya değmez mi?

Her başarıdan sonra kendinizi ödüllendirin… diyetisyeninizle beraber kat ettiğiniz her başarı sonrasında, kendinizi ödüllendirin. Tabi bu ödül bol kalorili bir yiyecek olmasın.

Basamakları bir anda çıkmayı düşünmekten vazgeçin… Evinizin merdivenlerinden çıkarken, altı basamağı bir seferde çıkmaya çalışmazsınız… Zayıflama olgusunu da evinizin basamakları gibi düşünün, ağır ve “GÜVENİLİR” adımlar ile ilerleyin.

Zayıflama diyeti bittiğinde, diyet hayatımdan çıkacak ifadesini uzak bir dolaba kaldırın… Kilo kaybetme süreciniz bittiğinde, kilo koruma programına başlamanız gerekir. Tabi, verdiğiniz kiloları geri almak istemiyorsanız… Kilo koruma programınız, zayıflama diyetinizden daha rahat olacaktır ama unutmayın ki sağlıklı beslenme emek isteyen bir iştir ve başardığınızda etkileri bir ömür boyu sürecektir.

Resimlere aldanmayın… Süpermarkette gezerken, ürünlerin resimleri yerine etiketlerine bakmalısınız. Çok lezzetli görünen bir ürün, aynı derecede besleyici olmayabilir. Unutmayın, piyasadaki çok az ürün, kapağında yer alan resime benzer…

Kahvaltıdan vazgeçmeyin… Öğle yemeğinde normalde yiyeceğinizden iki kat fazlasını tüketmek istemiyorsanız, kahvaltı yapmayı alışkanlık haline getirmelisiniz… Büyük bir başlangıç yapın ve kahvaltıda meyve tüketmeye çalışın…

Uykunuza dikkat edin… Çok geç yatmak, diyetinize uymanızı zorlaştırabilir. Bu yüzden diyette olduğunuz müddet boyunca, uyku saatlerinize dikkat etmelisiniz. Eğer çok geç saatlere kadar çalışıyorsanız, diyetisyeninizle bunu paylaşarak ara öğünlerinizden birini buna göre ayarlayabilirsiniz.

Yeşil çay için… Yeşil çay, bildiğimiz siyah çay ve kahveye göre daha yararlıdır. İçerdiği antioksidanlar, sizi yaşlanmaya yol açan serbest radikallerden korur. Ayrıca, bazal metabolizmanızı hızlandırarak, günlük enerji harcamanızı arttırır.

Ağır akşam yemeklerine son verin… Neden bu akşam yağsız bir salata, birkaç ızgara köfte, yoğurt, kepek ekmeği ve meyveden oluşan bir menü denemiyorsunuz? Ara sıra kaçamaklar olabilir ama yüksek yağ içeren menüleri her gün tüketmemelisiniz.

Radikal bir karar alın… Bu ay hiç kızartma tüketmeyin. Kızartmalar yerine az soslu ve değişik sebzeler içeren salatalar, ızgara ve ya haşlanmış etleri tercih edin… Bir ay sonra fark edeceksiniz ki, kızartmaları düşündüğünüz kadar özlemiyorsunuz…

Restoranda masanın soslardan uzak kısmına oturun… Böylece bir tatlı kaşığı sos yüzünden alacağınız en az 45 kilokaloriden de kurtulmuş olacaksınız…

Çıtırlardan uzak durun… En azından zayıflayana kadar, yerken çok fazla çıtırdayan hazır ürünlerden uzak durun… Bunların birçoğu fazla miktarda yağ içermektedir. Ürünün içeriğinden emin değilseniz, etiketini kontrol edin…

Bırakın tabakları bulaşık makineniz temizlesin… Artan her yemeği tüketmek zorunda olmadığınız gibi, tabağınızı da ekmeğinizle temizlemek zorunda değilsiniz… Bırakın, fazladan tüketeceğiniz yağ tabakta kalsın…

Tatlı ara öğünlere ne dersiniz? Tatlı kriziniz tuttuğunda ufak bir hile yapabilirsiniz… Düşük kalorili bir fincan sıcak çikolata içerek hem tatlı isteğinizi bastırabilirsiniz hem de sadece 50- 60 kilokalori almış olursunuz.

Tam tahıllarla gelen tokluk duygusuna “EVET” diyin… Rafine tahıl ürünlerine olan bağlılığınızı bir kenara bırakın ve doğal kepekli ürünlere yönelin… Tam rafine edilmemiş doğal ekmeği, makarnayı ve pirinci seçin…

Salata tabaklarıyla yemek saati nasıl olurdu? Kullandığınız o kocaman tabakları şimdilik rafa kaldırın ve küçük salata tabaklarınızı kullanın. Porsiyon kontrolü yapabilmenin ve psikolojik olarak menünüzü büyük görmenin en kolay yolu budur.

Genlerim, kaderim değil deyin… Anneniz ve babanız kilolu ise, sizde sırf genlerinizden ötürü onlar gibi olmak zorunda değilsiniz… Sağlıklı bir diyet ve düzenli fiziksel aktivite ile bu tabuyu yıkabilirsiniz.

Sebzeli atıştırmalar… Akşamları televizyon seyrederken tükettiğiniz yüksek yağ içeren abur cuburlar yerine dilimlenmiş havuç ve salatalık tüketmeniz, enerji alımınızı kısıtlamakta size yardımcı olacaktır.

Tatmaktan vazgeçin… Çocuğunuzun çikolatasını, arkadaşınızın dondurmasını ve eşinizin cipsini tatmaktan vazgeçin. Yapılan araştırmalar, başkalarının tükettiği şeylerden tadarak aldığımız kalorilerin günlük enerjimizin %10’ u olduğunu gösteriyor.

Çiğnemekten vazgeçmeyin… Yavaş yemek yemek, hem yemekten zevk almanızı sağlar hem de çok fazla miktarda yiyecek tüketmenizi önler… Her lokmanızı iyice çiğnediğinizden emin olmalısınız.

Çantanızda meyve taşıyın… Çantanızda taşıyacağınız herhangi bir meyve öğün aralarında karşılaşacağınız açlık krizlerini sıyrıksız atlatmanızı sağlar.

Sevgili günlüğüm… Gün boyu tükettiğiniz besinleri ve yaptığınız fiziksel aktiviteleri yazdığınız bir günlük, hem menü planlama da diyetisyeninize yardımcı olacaktır hem de yaptığınız diyet hatalarını daha kolay saptamanızı sağlayacaktır.

Küçük not kâğıtlarının getirdiği değişiklerden yararlanın… Buzdolabınıza, arabanıza asacağınız bir küçük not ya da telefonunuzun açılış mesajına yazacağınız birkaç kelime davranış değişikliği yaratmanıza yardımcı olacaktır… Yazacağınız cümleyi amacınıza göre seçmelisiniz… “Daha fazla Su iç”, “Diyetime uymak, sağlıklı bir bedenle tanışmamı sağlayacak” gibi…