BİZE ULAŞIN

Hastalıklarda Tıbbi Beslenme Tedavisi

Çeşitli hastalıklarda tıbbi beslenme tedavisi

Kalp-Damar hastalıkları: Ailesinde kalp-damar hastalıkları olan, kan kolesterolü yüksek olan ve kalp-damar hastalıkları olan kişiler için uygun beslenme programıdır. Kalp-damar sağlığını koruyacak ve geliştirecek bu beslenme programı kişinin kan bulguları, beden analizi sonuçları ve beslenme durumu göz önünde bulundurularak kişiye özel kilo vermeye veya kilo korumaya yönelik düzenlenmektedir.

Diyabet Tip 1 ve tip 2: Şeker hastalığı bir ömür boyu süren ve dikkat edilmediğinde tehlikeli sonuçlar oluşturabilecek bir hastalıktır. Diyabet hastalığı ve tıbbi beslenme tedavisi birbirinden ayrı düşünülemez. Diyabetli kişilerin, kendi kan bulgularına, kullandıkları ilaçlara veya insülin tipine ve vücut ağırlıklarına-yağ oranlarına uygun beslenmeleri gerekir. Diyabet hastalarında beslenme durumunun takibi ömür boyu yapılması gereken bir süreçtir. Ayrıca diyabetli kişilerin, öğün saatleri, öğünlerde aldıkları toplam karbonhidrat miktarları, egzersiz süresi-öğün düzeni ilişkisi kan şeker düzeyi açısından düzenlemesi gereken faktörlerdir. Diyabetli hastaların kendilerine özel uygulayacakları bir beslenme programı ile açlık kan şekeri, açlık insülin seviyeleri, HbA1C düzeylerini kontrol altına almaları mümkündür.

Reaktif Hipoglisemi: Reaktif hipoglisemi, yaşam kalitesini düşüren bir sağlık sorunudur. Reaktif hipoglisemi sorunu olan kişiler, kendilerine özel beslenme programı uygulamadıklarında gelecekte şeker hastası olma riskleri artabilir. Reaktif hipoglisemisi olan kişilerin kan bulguları, vücut analiz sonuçları ve beslenme durumları değerlendirilerek kişiye özel beslenme programı hazırlanır. Bu programın bir diğer özelliği de, öğüne düşen karbonhidrat miktarının hesaplanması ve düşük glisemik indekse ve yüke sahip bir beslenme örüntüsünün oluşturulmasıdır.

Hipertansiyon: Yüksek tansiyon hastaları ilaçlarını kullandıkları sürece bir sorun yaşamayacaklarını düşünerek kendi sağlıklarını risk altına atarlar. Günlük beslenme düzeni ve vücut ağırlığı yüksek tansiyonun ortaya çıkışı ve ilerlemesi açısından son derece önemli faktörlerdir. Hipertansiyon sorunu olan kişilerin kan bulguları, beden analizi sonuçları ve beslenme durumları göz önünde bulundurularak kişiye özel beslenme programı düzenlenmektedir. Kişinin mevcut vücut ağırlığının %10 azalması, tansiyonun normal seviyelere dönmesini sağlar.

Sindirim sistemi hastalıkları: Ağızdan anüse kadar olan bu sistem, yaşam kalitemizi belirler. Son zamanlarda en sık görülen sindirim sistemi hastalıkları; reflü, gastrit, ülser, IBS (mutsuz barsak sendromu)’dur. Bu tip hastalıklarda hastalığa uygun olarak kişiye özel bir beslenme programı uygulanması gerekir. Bu tip hastalıklarda vücut ağırlığı artmaya veya azalmaya son derece duyarlıdır. Bu nedenle genel öneriler ile yetinmek şişmanlığa veya beslenme yetersizliğine yol açabilir. Özellikle IBS sorunu olan bayanlarda ciddi başarı oranları yakalamaktayız.

Böbrek hastalıkları: Böbrek hastalıklarında, böbrek hastalığının çeşidine ve kişinin kan bulgularına uygun olarak bir beslenme programı hazırlanmalı ve düzenli takibi sağlanmalıdır. Çünkü böbrek hastaları, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi durumlarla mücadele ederler. Duruma göre beslenme, bu süreçte önem kazanır. Böbrek hastalıklarında beslenme biçimi hayati önem taşır.

Karaciğer hastalıkları: Karaciğer hastalıklarında, karaciğer hastalığının çeşidine ve kişinin kan bulgularına uygun olarak bir beslenme programı hazırlanmalı ve düzenli takibi sağlanmalıdır. Çünkü karaciğer hastaları, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi durumlarla mücadele ederler. Duruma göre beslenme, bu süreçte önem kazanır. Karaciğer hastalıklarında beslenme biçimi hayati önem taşır.

Depresyona bağlı kilo alma-kilo verme: Depresyon döneminde, kişiler aşırı kilo kaybedebilir veya aşırı kilo alabilir. Ayrıca depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar vücut ağırlığının artmasına yol açabilir. Bu nedenle, depresyon tedavisi sırasında veya sonrasında, kişinin vücut ağırlığının ve besin tüketiminin takibi önemlidir. Ayrıca bu süreçte olan kişiye beslenmesi açısından moral verilmeli ve destek olunmalıdır. Diyetisyen Serkan TUTAR, depresyon sürecinde alınan kiloların verilmesi konusunda ciddi başarı oranına sahiptir.

Çölyak hastalığı: Çölyak hastaları ömür boyunca glutensiz diyet uygulamak durumundadırlar. Bu nedenle gluten içermeyen besinler ve ürünler hakkında ayrıntılı eğitim almaları gerekir. Ayrıca glutensiz tarifler konusunda da bilinçlendirilmelilerdir. Çölyak hastaları; çeşitli vitamin ve mineral yetersizliklerine ve kilo kaybetmeye diğer insanlara nazaran daha duyarlıdırlar. Bu nedenle kendilerine özgü düzenlenecek glutensiz beslenme programı takip etmeleri önemlidir.

Anemi: Ülkemizde yaş ve cinsiyet gözetmeden yaygın olarak görülen bir sağlık sorunudur. Aneminin çözümlenmesinde doğru beslenme stratejileri uygulanması çok önemlidir.
Besin alerjileri: Kişilerin çeşitli besinlere veya besinlerin içerisinde yer alan maddelere karşı duyarlılığa-alerjiye sahip olma durumu söz konusu olduğunda, alerjileri olan besin veya besinleri beslenmelerinden çıkarmaları gerekebilir. Bu durum, çeşitli vitamin-mineral yetersizliklerine yol açabilir. Bu nedenle, besin alerjisi olan kişilerin – özellikle çocukların- beslenmesi ve vücut ağırlıkları açısından takip edilmeleri gerekir. Alerji oluşturan durumlara göre farklı beslenme programları hazırlanmaktadır.

Gut hastalığı: Gut hastalığında; kan ürik asit seviyelerinin takibi ve kan ürik asit seviyelerine göre beslenme programının oluşturulması önemlidir. Gut hastası olan kişilerin beslenmesine dikkat etmemesi durumunda hastalık ilerleyebilir ve kriz oluşabilir. Gut hastalığı olan kişiler için; kan ürik asit seviyeleri ve vücut bileşimleri dikkate alınarak kişiye özel beslenme programı düzenlenmektedir.

Kemik ve eklem hastalıkları: Kemik ve eklem hastalıklarında, hastalığın çeşidine ve kullanılan ilacın tipine göre beslenme ihtiyaçları değişebilir. Bu nedenle; osteoartrit, romatoidartrit ve osteoporoz hastaları kendilerine uygun bir beslenme programı takip etmelidirler.
Kronik yorgunluk sendromu: Şehir hayatı, kimi zaman bütün enerjimizi çalmayı başarıyor. Kendimizi genç ve dinamik hissetmek için doğru beslenmemiz yeterli oysa. Kendinizi sürekli aşırı yorgun hissediyorsanız, gelin beslenmenizi değerlendirelim, yanlışları çıkarıp, doğruları ekleyelim. Böylece yorgunluğu kolayca yenin.