İÇİMDEKİ ÇOCUK Hayat hiç umulmadık şekillerde çalarken kapımızı, kimilerine hep “olgun” olmak düşer hayatta. Çocukken “büyük” olmak zorunda kalanlar, gençken orta yaşlı olmayı öğrenmek durumunda kalırlar genelde. Genç yaşta çırpınırlarken, hayata tutunmak için, hayattan hiç kopmamak içindir içlerindeki çocuğu beslenmeleri küçük oyunlarla. Hep “büyük” olma kaderi olanlarındır tercihi, içlerindeki çocuğu yaşatmak. Acılardan, ayrılıklardan, hüzünlerden, ölümlerden sıyrılmış ruhları ile yaşatırlar içlerindeki çocuğu. Geri kalanlar ise içlerindeki çocuğun katili oluverirler, önceden yaşadıkları çocukluğun bedelini ödemek için…
Hep “olgun” olma kaderi kendileri için çok önceden seçilmiş olanlar bilir bir çocuğun, bir çocukluğun kıymetini. O nedenle zordur belki anne olmayı tercih etme ihtimalleri ya da o nedenledir hayatın tozlu köşelerinden oyunlar yaratarak içlerindeki çocuğun çocukluğunu yaşamasını sağlama telaşları. Seni sevmem, içindeki çocuğu görmemden önce miydi yoksa sonra mıydı hatırlayamasam da artık net olarak, içindeki çocuğu da en az senin kadar, kimi zaman senden bile fazla seviyor olmam yaşamımın artısı. Hiç kimse bir çocuğun gülüşü kadar içten gülemez çünkü, hiç kimse onun kadar sevinemez küçük bir hediyeye, kimse onun kadar masum sarılamaz boynuna ve kimse onun kadar affedici olamaz hayatında. İçimdeki çocuğu yaşatmak için benden bile vazgeçebileceğini gördüğüm anlarda, içim acımalı mı yoksa sevinmeli miydim bilemiyorum ama, hiç var olmayacak bir çocukluğa adaman kendini ne kadar büyük bir hayranlık getiriyor beraberinde bilemezsin. Bu kendi küpüne de zarar veren keskin karakterin içerisinde saklanmış çocuğu, dünyada sadece senin durdurabiliyor, senin susturabiliyor, senin sakinleştirebiliyor olman da eş ruhum olmanın kanıtı sanki. Hayat hiç umulmadık şekillerde çalarken kapımızı, kimilerine hep “olgun” olmak düşer hayatta. Kalabalık bir sokakta tek başına yürürken fark edebilirsin hep “olgun” olmak zorunda kalanları. Gözlerinde saklı kalmış yaşların ardındaki pırıltıdan görebilirsin içlerinde bir çocuk yaşattıklarını… Gözlerindeki pırıltıyı ne kadar sevdiğimi bilemezsin sen… Ve içimdeki çocuğu… Gizem TUTAR |